T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI Manisa Turgutlu İlçe Halk Kütüphanesi

1. Mehmet Tüzel Gökyayla dosyası

Bir çoğumuz, Turgutlunun Yunanlılar tarafından yakılmasından önce, bugünkü Sevinç Parkı’nın olduğu yerde, Paşa Camii ismini taşıyan bir Camii ile bunun yanında da bir kütüphanenin bulunduğunu yaşlılarımızdan duymuşuzdur. Câmii değil de, bahis konusu kütüphaneyi, aşağıda göreceğimiz bazı hayır eserleri ile beraber yaptıran şahsın adı Kolağası-zade Hacı Hüseyin Ağa’dır.

Acaba, bu Kolağası-zade Hacı Hüseyin Ağa kimdir?

11 Cumadel-ahıra (= Cemazivel-ahır) 1262 Hicri / 06 Haziran 1845 tarihli vakfiyesinden (1) öğrendiğimize göre, Kolağası-zade Hacı Hüseyin Ağa’nın babasının adı Hasan Ağa’dır. Turgutlunun eski ve köklü ailelerinden birisine mensuptur. Vakfiyesinin tanzimi sırasında Gördes Kaymakamıdır. Babasının ismi haricinde ecdadı hakkında bilgi edinilememiştir. Buna mukabil torunlarından bazıları halen Turgutlu’da ikamet etmektedirler.

Hacı Hüseyin Ağa, vakfiyesinde bildirdiğine göre, Paşa Câmiinin bulunduğu arsaya bitişik mülkiyeti kendisine ait ayrı bir arsa üzerine birçoğumuzun Paşa Câmii Kütüphanesi olarak ismini duyduğumuz kütüphanenin binasını inşa ettirdiği gibi, ayrıca bu binaya bitişik iki adet oda ve bir şadırvan yaptırmıştır. Bütün bunların haricinde bir de Paşa Cami avlusunun caddeye açılan küçük kapısının karşısına bir çeşme inşa ettirmiştir.

Bu kütüphaneyi ziyaret ve bazı el yazması kitapları tetkik ettiğini beyan eden Bursalı Mehmet Tahir Bin Rıfat adlı yazar eserinde Hacı Hüseyin Ağa'nın vakfiyesinin şahitleri arasında bulunan o zamanki Turgutlu Müftüsü Abdullah Ferdi Efendinin, kütüphanenin inşası münasebetiyle yazdığı beş kıt'alık şiirini – herhalde kitabeye dayanarak – bize bildirmektedir.

Bu şiirin aşağıya alınmış olan son beytinin ikinci mısrasında ebcet hesabına göre tarih düşürülmüş bulunmaktadır:

Didi inşasına tarih Ferdi

“Kütüphane bina oldu zıba” (2)

Yukarıda tırnak içerisine alınmış bulunan mısra, ebcet hesabına göre 1257 (tabii hicri) tarihini vermektedir. Bu durum, kütüphane – ve herhalde sair hayratın da – inşaatının 1257 hicri / 1841 miladi yılında bitirilmiş olduğunu göstermektedir. (Esasen Maarif Salnameleri de kütüphanenin inşa tarihinin hicri 1257 olarak vermektedir.(3) ) Vakıf Hacı Hüseyin Ağanın vakfiyesinin tanzimi 1845 yılında vaki olduğuna göre, inşaatın bitimi ile vakfiyenin tanzimi arasında dört yıl kadar bir zaman geçmiş demektir.

Hacı Hüseyin Ağa, vakfiyesinde, kütüphaneye kitaplar bağışladığını söylemektedir. Aradan yıllar geçtikten sonra neşredilmiş bulunan Maarif Salnamelerinde, salnamelerin neşredildikleri yıllar itibariyle kütüphanedeki kitap mevcutları bildirilmektedir. Buna göre kütüphanede;

Hicri 1316 / Miladi 1898’de 636,

Hicri 1317 / Miladi 1899’da 637 adet kitap vardır. (3)

Bu kitap adetleri, bize az görünebilir; bugün kitaba meraklı bir parça hali vakti yerinde bir insanın evinde bile bu rakamlardan çok daha fazla sayıda kitap bulunabileceği söylenebilir. Ancak hadiseyi yaşamakta olduğumuz günlerin dünyasına göre değil de, yaklaşık 170 yıl öncesinin dünyasına göre değerlendirmek gerekir. Yukarıda belirtilen Maarif Salnamelerine baktığımızda, o yıllarda, Osmanlı İmparatorluğunun İstanbul’dan sonraki en büyük şehri olan İzmir’de mevcut yedi kütüphaneden hiç birisinin kitap sayısının, Turgutlu’daki Hacı Hüseyin Ağa Kütüphanesi’ndeki kitap sayılarına ulaşamadığını söylersek mesele daha iyi anlaşılır (4).

Hacı Hüseyin Ağa, kütüphanenin ve sair hayır eserlerinin ebediyen yaşayabilmesi için sekiz adet gayrimenkul vakfetmiştir. Bu gayrimenkullerin dökümü şöyledir:

—İkisi Turgutlu’da, Orta Mahalle’de, birisi Tabakhane bitişiğinde, bir diğeri de Çömlekçi Mahallesi’nde olmak üzere dört adet bahçe,

—Zeytincik Mahallesi’nde bir Yahudi hane,

—Yine Zeytincik Mahallesi’nde müştemilatıyla beraber bir kalaycı dükkânı,

—Birisi Karacalı Çayı üzerinde, bir diğeri de Parsa’da akarsu üzerinde her ikisi ikişer taşlı iki değirmen.

Vakfiyedeki şarta göre, vakfın ilk mütevellisi ( yani idarecisi) Hacı Hüseyin Ağa, yaşadığı müddetçe kendisi olacaktır. Vefatını müteakip ise, erkek ve kız evlatları ve torunları arasından -cinsiyet ayrımı yapılmaksızın- yaşça en büyük, en Salih ve aklı başında olanı mütevelli olacaktır.

Mütevelliye hizmetine karşılık, vakıf gelirlerinden senede 1,250 kuruş ücret ödenecektir.

Kütüphanede çalıştırılacak olan ve hafız-ı kütüb denilen memura –ki hafız-ı kütüpler, sıradan değil de, kalifiye kütüphanecilerdirler- senelik olarak 600 kuruş ödenecektir.

Vakfın gelirleri, vâkıfın vakfettiği gayrimenkullerin kiralanması suretiyle temin olunacaktır.

Vakfiyeye göre, vakıf gelirlerinin tamamı vakfın ihtiyaçları için harcanacak, ancak sarfiyatta aşağıdaki sıraya riayet olunacaktır:

—Evvela mütevellinin ve hafız-ı kütübün ücretleri ödenecektir.

—Artan para ile şayet gerekiyorsa, vakıf hayrat ve emlakinin tamir ve bakımları yaptırılacaktır.

—Tamir ve bakım gerekmediği (veya tamir ve bakıma rağmen para arttığı) takdirde, kütüphane için lüzumlu ve faydalı kitaplar satın alınacaktır.

—Kitap satın alınmasına da ihtiyaç duyulmadığı takdirde, mutlaka akar, yani gelir getirecek mülk satın alınacaktır. Vakıf bu şartı ile vakıf gelirlerini arttırmayı ve vakfın hizmetlerinin devamlılığını sağlamayı hedeflemektedir.

Bu gün, artık ortada ne kütüphane, ne sair hayrat ve ne Hacı Hüseyin Ağa’nın vakfettiği gayrimenkuller vardır.

Vakfedilen gayrimenkullerin akıbeti hakkında pek bir şey bilmiyor isem de, kütüphane ve sair hayrat hakkında birkaç söz daha söyleyerek mevzuu bitireceğim.

İstiklal Harbinde ordumuzun Büyük taarruzu neticesinde hezimete uğrayan Yunan ordusunun kılıç artıkları ile bunların işbirlikçileri olan Turgutlu’lu Rumlar ve Ermeniler, 04 Eylül 1922 günü başlatıp ertesi günü de devam ettikleri yangında Turgutlu’yu nereyse kamilen yaktılar. Bu yangında, yanan binlerce ev, işyeri ve tarihi eser meyanında Paşa Câmii de, Kolağası-zade Hacı Hüseyin Ağa Kütüphanesi de, içerisindeki kitaplar da, vâkfın sair hayratı da tamamen yandı.

Tam ismi bu olmamakla beraber, 1932 tarihli Vilayet yıllığı diyebileceğimiz ve Manisa Vilayeti Özel İdaresi tarafından bastırılmış bulunan eserde, Kolağası-zade Hacı Hüseyin Ağa Kütüphanesi ile ilgili olarak Paşa Camii avlusunda kıymetli asarı muhtevi Hacı Hüseyin Ağa Kütüphanesi namiyle bir kütüphane mevcut ise de Yunanlılar tarafından yakıldığı ve yerinin kaldığı …….. Turgutlu münevveranı tarafından ihya edilmek üzere olduğu belirtilmektedir. (5)

Ancak bu husus maalesef başarılamamıştır.

Kütüphanenin ve Paşa Câmiinin üzerinde bulundukları arsalar, yangından sonra Belediyece yapılan imar çalışmaları sırasında yeni açılan ve genişletilen yollar ve yolların karşı taraflarında teşekkül ettirilen yeni mesken parselleri sebebiyle adamakıllı daraltılmıştır. Daraltılan bu kısım uzun yıllar mezbelelik halinde kaldıktan sonra bir ara park haline getirilmek üzere Belediyece çalışmalar yapılmıştır.

İkinci Cihan Harbinin başlaması üzerine bahis konusu park bozularak içerisine düşmanın muhtemel tayyare hücumlarına sığınılmak üzere sığınaklar kazılmıştır. Daha sonraki tarihlerde önce meydan ve en nihayet yeniden park haline getirilmiştir. Bu gün Sevinç Parkı denilen yer işte burasıdır. Böylelikle, Hacı Hüseyin Ağa Kütüphanesinin ve Vakfının son istinatgahı da kaybolup gitmiştir.

Netice itibariyle, 1932 tarihli Vilayet Yıllığında, Turgutlu münevveranı tarafından ihya edilmek üzere olduğu bildirilen (6) Hacı Hüseyin Ağa Kütüphanesi’nin ihyası da maalesef temin edilememiş, ecdat yadigarı bir tarihi eserin hiç olmazsa ismi bari olsun yaşatılamamıştır.

Dipnotlar:

  1. Vakfiyenin aslını inceleme ve fotokopisini almama izin veren vakıf’ın torunlarından Diş Tabibi merhum Suphi Simav’a müteşekkirim. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum. Vakfiyenin okunmasında büyük yardımını gördüğüm İbrahim Bilgiç Hocama şükranlarımı arzediyorum.

  2. Bursalı Mehmed Tahir bin Fırat, Aydın Vilayetine Mensup Mesayih, Ulema, Suara, Müverrihin ve Etibbanın Teracim-i Ahvali, İzmir, 1324. S. 149. Esasen Maarif Salnameleri de kütüphanenin inşa tarihini h. 1257 olarak vermektedir. (Bkz. 1316 için sh. 936-937, 1017 h. İçin sh. 1036-1037)

  3. 1316 hicri tarihi Maarif Salnamesi sh. 936-937, 1317 hicri tarihli Maarif Salnamesi, s. 1036-1037.

  4. Aynı Maarif Salnameleri, aynı sahifeler.

  5. Manisa Vilayeti Özel İdaresi, T.C. Manisa Vilayeti Hakkında Tabii, Coğrafi, Tarihi, İdari, İktisadi, Malumatı Havi Mecmua, s. 246. 1932

  6. Manisa Vilayeti Özel İdaresi, T.C. Manisa Vilayeti Hakkında Tabii, Coğrafi, Tarihi, İdari, İktisadi, Malumatı Havi Mecmua, s. 246.

Kaynak:  Mehmet Tüzel Gökyayla – Turgutlu 1984/1989 dönemi Belediye Başkanı